<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gezi Sitesi, Tatil, Tarihi Güzellikler, Gezilecek Mekanlar, Oteller, Tatil Mekanları, Tanıtım, Oteller &#187; İstanbul</title>
	<atom:link href="http://www.gezelimmi.com/category/istanbul/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gezelimmi.com</link>
	<description>Anadolu&#039;da Buluşmak Dileğiyle...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Sep 2011 13:43:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Gülhane Parkı</title>
		<link>http://www.gezelimmi.com/2009/12/30/gulhane-parki/</link>
		<comments>http://www.gezelimmi.com/2009/12/30/gulhane-parki/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Dec 2009 20:33:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezelimmi.com/?p=682</guid>
		<description><![CDATA[Gülhane Parkı İstanbul ilinin Fatih ilçesinde yer alır. Alay Köşkü, Topkapı Sarayı ve Sarayburnu arasında yer alır. Gülhane parkı yaz sıcağında dolaşırken iyi bir mola yeridir. Ulu çınar ağaçlarının altında veya Marmara Denizi&#8217;ne bakan tarafta tepeden denizi seyrederken serinleyebilirsiniz. Parkın içindeki Gül Bahçesi&#8217;ni, Akvaryum&#8217;u ve Tanzimat Müzesini de analım. Gülhane hattı Hümayun&#8217;u olarak adlandırılan Tanzimat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://img26.imageshack.us/img26/7922/86818625.jpg" alt="" width="480" height="360" /></p>
<p>Gülhane Parkı İstanbul ilinin Fatih ilçesinde yer alır. Alay Köşkü, Topkapı Sarayı ve Sarayburnu arasında yer alır. Gülhane parkı yaz sıcağında dolaşırken iyi bir mola yeridir. Ulu çınar ağaçlarının altında veya Marmara Denizi&#8217;ne bakan tarafta tepeden denizi seyrederken serinleyebilirsiniz. Parkın içindeki Gül Bahçesi&#8217;ni, Akvaryum&#8217;u ve Tanzimat Müzesini de analım. Gülhane hattı Hümayun&#8217;u olarak adlandırılan Tanzimat Fermanı burada okunmuştu. Akvaryumda hem büyükler hemde küçükler için işginç olabilir. epeyce çok balık çeşidi görebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezelimmi.com/2009/12/30/gulhane-parki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul Tanıtım Videosu</title>
		<link>http://www.gezelimmi.com/2009/12/11/istanbul-tanitim-videosu/</link>
		<comments>http://www.gezelimmi.com/2009/12/11/istanbul-tanitim-videosu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 20:28:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezelimmi.com/?p=508</guid>
		<description><![CDATA[Konuya tıkladıktan sonra videonun yüklenmesi için biraz bekleyiniz…]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Konuya tıkladıktan sonra videonun yüklenmesi için biraz bekleyiniz…</p>
<p><embed id=VideoPlayback src=http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-5701279696525667309&#038;hl=tr&#038;fs=true style=width:400px;height:326px allowFullScreen=true allowScriptAccess=always type=application/x-shockwave-flash> </embed></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezelimmi.com/2009/12/11/istanbul-tanitim-videosu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Galata Kulesi</title>
		<link>http://www.gezelimmi.com/2009/11/16/galata-kulesi/</link>
		<comments>http://www.gezelimmi.com/2009/11/16/galata-kulesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 08:59:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Galata]]></category>
		<category><![CDATA[Galata Kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kule]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezelimmi.com/?p=418</guid>
		<description><![CDATA[Galata Kulesi 1348 yılında Cenevizliler tarafından inşa edilmiştir. İstanbul&#8217;un fethinin ardından,Zaganos Paşa&#8217;nın buyruğuyla onarılan kuleye bir dizdar tayin edilmiştir. Galata surlarının baş kulesi olan Galata Kulesi 1509 yılında İstanbul&#8217;u sarsan ve Küçük Kıyamet adı verilen deprem de hasar görmüş, II.Beyazıt&#8217;in buyruğuyla Mimar Murat bin Hayrettin tarafından onarılmıştır. Kule 15.yüzyılda tersane deposu, 16. yüzyılda zindan, 18.yüzyılda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.itusozluk.com/img.php/4326a31ae036eb6863cb27e87d0651601022/galata+kulesi" alt="" /></p>
<p>Galata Kulesi 1348 yılında Cenevizliler tarafından inşa edilmiştir. İstanbul&#8217;un fethinin ardından,Zaganos Paşa&#8217;nın buyruğuyla onarılan kuleye bir dizdar tayin edilmiştir. Galata surlarının baş kulesi olan Galata Kulesi 1509 yılında İstanbul&#8217;u sarsan ve Küçük Kıyamet adı verilen deprem de hasar görmüş, II.Beyazıt&#8217;in buyruğuyla Mimar Murat bin Hayrettin tarafından onarılmıştır.  Kule 15.yüzyılda tersane deposu, 16. yüzyılda zindan, 18.yüzyılda yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. 1794 ve 1831 yıllarında tümüyle yanmış, 1875 fırtınasında ve 1894 depreminde zarar görmüş, 1960&#8242;lı yıllarda tepeden tırnağa onarılmıştır. Kule bodrumuyla birlikte 61m yüksekliğinde ve 12 katlıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezelimmi.com/2009/11/16/galata-kulesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Topkapı Sarayı</title>
		<link>http://www.gezelimmi.com/2009/11/15/topkapi-sarayi/</link>
		<comments>http://www.gezelimmi.com/2009/11/15/topkapi-sarayi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 15:18:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[saray]]></category>
		<category><![CDATA[Topkapı]]></category>
		<category><![CDATA[Topkapı Sarayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezelimmi.com/?p=415</guid>
		<description><![CDATA[Fatih Sultan Mehmed tarafından 1478’de yaptırılan Topkapı Sarayı, Sultan Abdülmecid’in Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırmasına kadar yaklaşık 380 sene Devletin idare merkezi ve Osmanlı sultanlarının resmi ikametgahı olmuştur. Kuruluş yıllarında yaklaşık 700.000 m.² lik bir alanda yer alan Saray’ın bugünkü alanı 80.000 m.² dir. Topkapı Sarayı, Saray halkının Dolmabahçe, Yıldız ve diğer saraylarda yaşamaya başlaması ile birlikte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.haftasonukacamagi.com/bolge/istanbul/istanbul-topkapi-sarayi.jpg" alt="http://www.haftasonukacamagi.com/bolge/istanbul/istanbul-topkapi-sarayi.jpg" /></p>
<p>Fatih Sultan Mehmed tarafından 1478’de yaptırılan Topkapı Sarayı, Sultan Abdülmecid’in Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırmasına kadar yaklaşık 380 sene Devletin idare merkezi ve Osmanlı sultanlarının resmi ikametgahı olmuştur. Kuruluş yıllarında yaklaşık 700.000 m.² lik bir alanda yer alan Saray’ın bugünkü alanı 80.000 m.² dir.<br />
Topkapı Sarayı, Saray halkının Dolmabahçe, Yıldız ve diğer saraylarda yaşamaya başlaması ile birlikte boşaltılmıştır. Padişahlar tarafından terk edildikten sonra da içinde birçok görevlinin yaşadığı Topkapı Sarayı önemini hiç kaybetmemiştir. Saray zaman zaman onarılmıştır. Ramazan ayında padişah ve ailesi tarafından ziyaret edilen Mukaddes Emanetler Dairesi’nin her yıl bakımının yapılmasına ayrı bir özen gösterilmiştir.<span id="more-415"></span><br />
Topkapı Sarayı’nın ilk defa, adeta bir müzeymiş gibi ziyarete açılması Sultan Abdülmecid (1839-1861) dönemine rastlar. O dönemin İngiliz elçisine Topkapı Sarayı Hazinesi’ndeki eşyalar gösterilir. Bundan sonra Topkapı Sarayı Hazinesi’ndeki eski eserleri yabancılara göstermek gelenek haline gelir ve Sultan Abdülaziz (1861-1876) zamanında, ampir üslupta camekanlı vitrinler yaptırılır, Hazine’deki eski eserler bu vitrinler içinde yabancılara gösterilmeğe başlanır. Sultan II. Abdülhamid (1876-1909) tahttan indirildiği sıralarda Topkapı Sarayı Hazine-i Hümâyûn’un Pazar ve Salı günleri olmak üzere halkın ziyaretine açılması düşünülmüşse de bu gerçekleşememiştir.</p>
<p><img src="http://www.gaxxi.com/dipdalga/istanbul/gorsel/dosya/1155202735dolmabahce4.jpg" alt="http://www.gaxxi.com/dipdalga/istanbul/gorsel/dosya/1155202735dolmabahce4.jpg" /><br />
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle 3 Nisan 1924 tarihinde halkın ziyaretine açılmak üzere İstanbul Âsâr-ı Atika Müzeleri Müdürlüğü’ne bağlanan Topkapı Sarayı önce Hazine Kethüdalığı, sonra Hazine Müdüriyeti adıyla hizmet vermeye başlamış ve nihayet Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü adıyla hizmet vermeye devam etmektedir.<br />
1924 yılında bazı ufak onarımlar yapılarak, ziyaretçilerin gezebilmeleri için gereken idari önlemler de alındıktan sonra, Topkapı Sarayı, 9 Ekim 1924 tarihinde Müze olarak ziyarete açılmıştır. O tarihte ziyarete açılan bölümler Kubbealtı, Arz Odası, Mecidiye Köşkü, Hekimbaşı Odası, Mustafa Paşa Köşkü ve Bağdad Köşkü’dür.<img src="http://www.guzelresimler.name.tr/data/media/59/istanbul-topkapi-sarayi_2.jpg" border="1" alt="istanbul topkapı sarayı" width="495" height="371" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezelimmi.com/2009/11/15/topkapi-sarayi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AYASOFYA MÜZESİ</title>
		<link>http://www.gezelimmi.com/2009/11/15/ayasofya-muzesi/</link>
		<comments>http://www.gezelimmi.com/2009/11/15/ayasofya-muzesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 13:40:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Ayasofya]]></category>
		<category><![CDATA[Ayasofya Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezelimmi.com/?p=405</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın 8.harikalarından birisi sayılan Ayasofya, Sanat Tarihi ve mimarlık dünyasının 1 numaralı yapısı hüviyetindedir. Bu yaşta ve bu ebatta zamanımıza gelebilmiş ender eserlerdendir. Orijinal adı Hagia Sofia olan, Türklerin Ayasofya dedikleri yapı yanlış bir şekilde, Saint Sofia olarak bilinir. Bazilika, Sofia isimli bir azizeye değil, Kutsal Hikmet’e ithaf edilmişti. Önceki bir pagan mabedinin yerinde yapılmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><img class="border" onclick="self.location.href='/img526/5417/ayasofya.jpg'; pageTracker._trackEvent('blue-click','full_image_click');" src="http://img526.imageshack.us/img526/5417/ayasofya.jpg" alt="ayasofya.jpg" width="543" height="392" /></p>
<p align="justify">Dünyanın 8.harikalarından birisi sayılan Ayasofya, Sanat Tarihi ve mimarlık dünyasının 1 numaralı yapısı hüviyetindedir. Bu yaşta ve bu ebatta zamanımıza gelebilmiş ender eserlerdendir. Orijinal adı Hagia Sofia olan, Türklerin Ayasofya dedikleri yapı yanlış bir şekilde, Saint Sofia olarak bilinir. Bazilika, Sofia isimli bir azizeye değil, Kutsal Hikmet’e ithaf edilmişti. Önceki bir pagan mabedinin yerinde yapılmış 3 ayrı bazilika aynı isimle anlatılmıştı. İmparator Büyük Konstantin devrinde kilise yapılmadığı halde, bazı kaynaklar, ilk Ayasofya Bazilikasının onun tarafından yaptırıldığını iddia ede gelmiştir. Küçük ölçülerdeki ahşap çatılı ilk yapı 4. yy. ikinci yarısında Büyük Konstantin’in oğlu Konstantinus zamanında yapılmıştı. 404 yılında, bir isyan sırasında yanan ilk yapının yerine, daha büyük ölçülerde inşa edilen 2. kilise 415 yılında törenle açılmıştı. 532 yılında Hipodromda yapılan bir araba yarışı sonucu çıkan kanlı isyan on binlerce şehirlinin ölümüne ve pek çok binanın yakılmasına sebep olmuştu. “Nika” isyanı diye bilinen ve İmparator Justinyen aleyhine gelişen bu isyanda Ayasofya Kilisesi de yakılmıştı.  <span id="more-405"></span><img id="fullImage" src="http://i135.photobucket.com/albums/q123/Ayduran/800px-Aya_sofya.jpg" alt="800px-Aya_sofya.jpg image by Ayduran" width="541" height="363" /></p>
<p align="justify">İsyanı zorlukla bastıran İmparator Justinyen “Adem’den beri hiçbir devirde görülmemiş ve görülmeyecek” bir ibadethane yapmak için harekete geçti. Önceki bazilikanın kalıntılarının üzerine 532 yılında yapılmaya başlanan, Hıristiyanlık âleminin bu en büyük kilisesi beş yılda tamamlanarak, 537’de merasimlerle açıldı. İmparator hiçbir masraftan kaçınmayarak devlet hazinesini mimarların önüne saçtı. (Tralles’li Anthemius ile matematikçi, Miletoslu İsidorus) Kubbe inşaatı Roma mimarisi tarafından geliştirilmiştir, Bazilika planı da eski devirlerden beri tatbik edilmekte idi. Yuvarlak yapıların üzerleri çok büyük ölçüde kubbe ile örtülebilmişti. Ancak Justinyen Ayasofya’sındaki gibi dikdörtgen bir mekan ortasında, dev ölçüde bir merkezi kubbe yapımı, mimarlık tarihinde ilk kez deneniyordu. Rahiplerin koruyucu duaları okumaları devam ederken, İmparatorluğun hemen her yerinde mevcut olan erken devir kalıntılarından getirtilen çok sayıda ve değişik mermer parçaları, sütunlar yapıda kullanıldı. Sonraları da bu devşirme malzeme ve bilhassa sütunlar için, neye yarayacağı anlaşılmaz, bir sürü orijin hikayesi uyduruldu. Justinyen devrinde Ayasofya bir zevk ve gösteriş ürünü olarak ortaya çıkmıştı. Sonraki devirlerde ise bir efsane ve sembol olarak kabul edilmiştir. Bin yıl süre ile aşılamayan ölçüleri yanında finans zorlukları ve teknik yetersizliklerden ötürü efsanevi görülmüş, böyle bir yapının ancak kutsal kuvvetlerin yardımı ile yapılabileceği zannedile gelmişti. Ayasofya bir 6yy. Bizans devri eseri olmakla beraber, ön misali olmayan, sonraki devirlerde de taklit edilmeyen Roma mimari geleneğine bağlı bir “Deneme” dir. Dış ve iç görünüşteki tezat ve iri kubbe Roma’nın mirasıdır. Dış görünüş zarif değildir, proporsiyonlara dikkat edilmemiş, bir kabuk gibi yapılmıştır. Bunun tersine iç görünüm saray gibi görkemlidir, göz alıcıdır; yapı, dev bir “İmparatorluk” eseridir. Açılış merasiminde heyecanına hakim olamayan İmparator atların çektiği arabası ile içeriye dalmış, Tanrıya şükür ederek, Süleyman Peygambere üstün çıktığını haykırmıştı. Bazilika etrafını çevreleyen yüksek binaları ile büyük bir dini merkez olarak gelişmişti. Bizans İmparatorları ile Doğu Hıristiyan kilisesinin yüzyıllar sürecek çekişmeleri için sahne artık hazırdı. Eşsiz ve üstünlüğüne rağmen yapının hayati önemde hataları vardı. En önemli mesele kubbenin iriliği ve yan duvarlara yaptığı basınç idi. Böylesine bir kubbenin ağırlığının temellere aktarılması için lazım olan mimari unsurlar o devirde henüz tam gelişmemişti. Yanlardan dışa doğru eğilen duvarlar orijinal, basık kubbenin 558 yılında yıkılmasına şahit oldular. Yapılan ikinci kubbe daha yüksek ve daha küçük çaplı tutulmuştu. Bu kubbenin de yarıya yakın kısmı 10 ve 14 yy&#8217;’arda 2 defa daha çökmüştür.</p>
<p align="justify"><img src="http://akpartikulturvesanat.files.wordpress.com/2009/03/istanbul20ayasofya20muzesi.jpg" alt="http://akpartikulturvesanat.files.wordpress.com/2009/03/istanbul20ayasofya20muzesi.jpg" width="385" height="264" /></p>
<p align="justify">Ayasofya her devirde hazineler dolusu sarflar yapılarak ayakta tutulabilmiştir. Türk’lerin şehri 1453 yılında fethetmeleri, harap durumdaki Ayasofya’nın derhal camiye çevrilerek kurtarılmasına sebep olmuştur. Türk mimarı Koca Sinan’ın 16.yy.da eklediği payanda duvarları, 19. yy. ortasında Mimar Fossati kardeşlerin ve 1930’dan itibaren yapılan diğer restorasyonlar ve kubbenin demir kuşak ile çevrilmesi önemli tamirlerdi. 2000 li yılların restorasyonları, mevcut madeni portatif iskele ile daha seri yapılabilecektir. Ayasofya 916 yıl baş kilise ve 477 yıl cami olarak, aynı tanrıya inanan 2 değişik dinin hizmetinde olduktan sonra Atatürk’ün emri ile müze yapılmıştır. 1930-1935 yılları arasında ortaya çıkartılıp temizlenen bir kısım mozaikler Bizans&#8217;ın önemli sanat eserleri arasında yer alırlar. Bizans ve Osmanlı döneminin izlerini taşıyan muhteşem mimarisi ile ülkemizin en çok ziyaret edilen ilk üç müzesinden biridir.</p>
<p><a href="http://www.istanbul.gov.tr/Default.aspx?pid=343#enust"><img style="border-right: medium none;" src="http://www.istanbul.gov.tr/images/imagePool/yukar%C4%B1_ikon.gif" border="0" alt="" /></a></p>
<p align="justify"><strong>ZİYARET</strong></p>
<p align="justify">Avlunun içerisindeki müze girişi, asırlar sonra yeniden kullanılmaya başlanan, batı yönündeki orijinal kapıdır. Girişin yanında önceki, ikinci binanın kalıntıları görülür. Vaftiz olamayanların girebildikleri dış koridor 5 kapı ile iç koridora, burası da 9 kapı ile kilisenin esas kısmına açılır. Ortadaki yüksek kapı İmparatorluk kapısı idi. Bunun üzerindeki mozaik pano 9. yy. sonunda yapılmıştır. Ortada taht üzerinde oturan pantokrator İsa’dan bir imparator şefaat istemektedir. Yanlardaki madalyonlarda Meryem Ana ve Baş Melek Gabriel’in portreleri vardır. İç koridor ve yan neflerin tavanındaki diğer figürsüz mozaikler Justinyen devri orijinalleridir. Yapının ana kısmında ziyaretçiyi görkemli ve muazzam bir mekân karşılar. İlk adımdan itibaren kubbenin tesiri derhal hissedilir. Sanki havaya asılı gibi durmakta ve bütün binayı kaplamaktadır. Duvarlar ve tavanlar mermer ve mozaiklerle kaplı, rengarenk bir görünüştedir. Kubbe mozaiklerinin 3 değişik renk tonu, yapılan 3 değişik tamirat devrini gösterir. Yüksekliği ve çapı ile dünyanın en büyük kubbesi iken günümüzde de sayılı büyük kubbelerindedir. Yapılan tamiratlardan dolayı kubbe tam bir çember değildir. Kuzey – Güney çapı 31,87 m.dir. Doğu – Batı çapı 30,87 m. olup yüksekliği 55,60 m.dir. Kubbenin dayandığı 4 pandantifte, 4 kanatlı melek figürü, yüzleri kapatılmış olarak yer alır.</p>
<p align="justify">Dikdörtgen, geniş orta mekanın sütunlarla ayrılmış 2 yanında, karanlık neftler uzanır. Orta mekan 74.67 x 69.80 m.dir. Alt katta ve galerilerde toplam 107 sütun vardır. Ayasofya sütun başlıkları tüm yapının en karakteristik ve belirgin, klasik, 6. yy. Bizans süsleme örnekleridir. O çağa ait bir özellik olan derin oyulmuş mermerler güzel bir ışık, gölge oyunu ortaya serer. Ortalarında İmparator monogamları bulunur. Köşelerde yer alan antik porfir sütunlar, yeşil Selanik mermerinden yapılma orta sütunlar ve tümünün beyaz mermerden yapılma, zengin işlemelerle süslü başlıkları insanı eski günlere götürür. Ayasofya’yı boş bir müze görünümünden sıyırıp bazilika veya cami olarak kullanıldığı, gösterişli, mistik, değişik, eski orijinal görünümünde hayal etmek lazımdır. Büyük bir İmparatorluğun baş kilisesi olduğu devirlerde apsis önünde yer alan bölme, altar, ambon ve diğer merasim gereçleri altın ve gümüş levhalarla kaplı, fildişi ve mücevherlerle süslü idiler. Bazı kapılar bile böylesine kıymetli madenlerle kaplı idi. Latin istilası bütün bunları ve diğer bazı mimari parçaları sökerek Avrupa’ya taşımıştı.Apsis yarı kubbesinde kucağında çocuk İsa ile Meryem Ana, sağ yanda da Baş Melek mozaikleri bulunmaktadır. Karşı duvardaki bir başka melek figürü tahrip olmuştur.</p>
<p align="justify">Galeriler seviyesinde duvarlara asılı, deri üzerine yapılmış 7.5 m. çapındaki büyük diskler ve kubbedeki yazıt, eserin cami olarak kullanıldığını hatırlatırlar. 19. yy. ortalarında dönemin büyük ustaları tarafından yazılan bu kaligrafiler birer şaheserdir. Yuvarlak tablolarda Allah, Hz. Muhammed, 4 Halife ve Hasan-Hüseyin isimleri yazılıdır. Döneminin güzel örnekleri mihrap üstü vitraylar, apsis içine yerleştirilmiş cami mihrabı, yanındaki minber ve mevlithanlar balkonu Türk dönemi ekleridir. Zeminde yer alan, renkli mermer parçalarından yapılmış kare kısım, belki 12. yy.da ilave edilmiş, İmparatorların taç giydiği mahaldir.</p>
<p align="justify"><img src="http://www.istanbul.gov.tr/Portals/Istanbul/newimg/ayasofya2.jpg" border="0" alt="Ayasofya Müzesi / Fotoğraf: U.Sevim GENÇTÜRK" hspace="10" width="240" height="180" align="left" /></p>
<p align="justify">Üstün kaliteli mermerden yapılmış iki küresel iri kap orta mekânın giriş yanlarında yer alır. Antik orijinli bu kaplar geç 16. yy’da Bergama’dan getirtilmiştir. Binanın kuzey köşesinde “terleyen sütun” bulunur. Alt kısmı bronz bir kuşak ile çevrilmiş, parmak sokulabilen bir dilek deliği olan sütun hakkında bolca masal ve efsane vardır. Binayı dışardan destekleyen payandaların kuzeydeki ilkinin içerisi rampadır. Üst galerilere bu rampa ile çıkılır. Binayı üç yönden kuşatan galerilerden muhteşem iç mekan bambaşka görülür. İmparatorluk kadınları ve kilise toplantıları için ayrılmış kısımları vardır. Kuzey kanatta bir, güney kanatta da 3’lü figürler halinde 3 mozaik pano bulunur. Güney galeride, yanındaki pencereden giren gün ışığı altında, Bizans mozaik sanatının şaheser panosu yer alır. Buradaki konu, çok geniş son mahkeme sahnesinin tam ortasında bulunan; “Diesis” diye bilinen, üçlü figürdür. Ortada İsa onun sağında Meryem, solunda ise Hz. Yahya yer alır. Değişik dizili arka fon mozaikleri, figürlerin güzelliğini daha da artırır, yüz ifadeleri fevkâlede realisttir.</p>
<div>Güney galeri dibindeki 12. yy. mozaik panoda, Meryem Ana ve çocuk İsa, İmparator II. Komnenus, İmparatoriçe İrene, yan duvarında hasta Prens Aleksios yer alır. Takdim edilen rulo kiliseye bağışları, deri kese ise altın yardımını belirtmektedir. Macar asıllı imparatoriçenin ırk özellikleri; açık ten ve açık saç rengi belirgindir. Buradaki ikinci pano, tahta oturmuş İsa, yanında İmparatoriçe Zoe ve üçüncü kocası Konstantin Monomakhos&#8217;dur, Konstantin’nin kafası ve üstündeki yazıt kazınıp, tekrar yapılmıştır. Orijinal mozaik Zoe’nin ilk kocasına aitti. Bu panoda İmparatorluk ailesinin kiliseye şükran ve bağışları sembolize edilmektedir.İç koridordan müzeyi terk ederken görülen büyük bir mozaik pano 10. yy’dan kalmadır. Bozuk perspektifli figürler: Ortada Meryem Ana ve çocuk İsa, yanlarda ise şehir maketini sunan Büyük Konstantin ile Ayasofya maketini sunan Justinyen&#8217;dir. Çıkışta kısmen zemine gömülü M.Ö. 2. yy’dan kalma muazzam bronz kapılar Tarsustan, belki de bir pagan mabetinden getirtilerek, burada tekrar kullanılmıştır.<br />
Müze bahçesinde değişik devirlerde inşa edilmiş Türk Sanat eserleri bulunur. Bunlar bazı sultanların türbeleri, okul, saat ayar evi ve şadırvandır. Doğu cephesi minareleri 15, batıdakiler de 16. yy’da eklenmişlerdir.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezelimmi.com/2009/11/15/ayasofya-muzesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sultan Ahmet Camii</title>
		<link>http://www.gezelimmi.com/2009/11/15/sultan-ahmet-camii/</link>
		<comments>http://www.gezelimmi.com/2009/11/15/sultan-ahmet-camii/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 13:29:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Cami]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Ahmet Camii]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezelimmi.com/?p=403</guid>
		<description><![CDATA[Türk ve İslam dünyasının en ünlü anıtlarından birisi olan Sultan Ahmet Camii İstanbul’a gelen herkes tarafından hayranlıkla ziyaret edilir. Klasik Türk Sanatının bir diğer örneği olan bu Sultan Camii orijinal olarak 6 minare ile inşa edilen tek camidir. Bulunduğu yer tarihi İstanbul şehrinin daha erken yapılmış diğer önemli eserleri ile çevrilidir. İstanbul şehrinin en güzel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.eser24.com/resim/sultanahmet.jpg" alt="http://www.eser24.com/resim/sultanahmet.jpg" width="541" height="373" /></p>
<p>Türk ve İslam dünyasının en ünlü anıtlarından birisi olan Sultan Ahmet Camii İstanbul’a gelen herkes tarafından hayranlıkla ziyaret edilir. Klasik Türk Sanatının bir diğer örneği olan bu Sultan Camii orijinal olarak 6 minare ile inşa edilen tek camidir. Bulunduğu yer tarihi İstanbul şehrinin daha erken yapılmış diğer önemli eserleri ile çevrilidir. İstanbul şehrinin en güzel manzarası denizden görülür. Bu şahane manzarada caminin silueti yer alır. Şöhreti “Mavi Camii” olarak bilinen eserin asıl adı I. Sultan Ahmet Camiidir. Esas mesleğine yakışır şekilde, Mimar Mehmet Ağa Cami içerisini kuyumcu titizliği ile dekore etmiştir. 1609-1616 yılları arasında inşa edilen cami büyük bir kompleksin içerisinde bulunurdu. Bunlar bir kısmı zamanımıza gelemeyen sosyal ve kültürel içerikli yapılardı. Kapalı Çarşı, Türk Hamamı, aşevi, hastane, okullar, kervansaray ve Sultan Ahmet’in türbesi belli başlı kısımlardı. Caminin mimarı klasik Türk sanatının ulu mimarı olan Koca Sinan’ın öğrencisiydi ve caminin yapımında hocasının daha önce denediği bir planı, daha büyük ölçüde uygulamıştı. Sultan Ahmet Camiinin esas girişi Roma devrinden kalan hipodrom tarafındadır.<span id="more-403"></span> Bir dış avlunun çevrelediği iç avlu ve esas mekân yüksek bir podyum üzerindedir. İç avluya açılan kapıdan ortadaki sembolik şadırvan ve etrafı çevreleyen galerilerin üzerinden, fevkalade bir harmoni ile biri, biri üzerine yükselen kubbeler görülür. İçeriye açılan 3 kapıdan herhangi birinden girildiğinde dış görünüşü tamamlayan boyama, çini ve vitray camlarının zengin ve renkli süslemeleri ile karşılaşılır. İç mekân büyük bir bütündür; ana ve yan kubbeler geniş sivri kemerlerin dayandığı 4 iri sütun üzerinde yükselir.</p>
<p align="justify">Caminin içini 3 taraftan çevreleyen balkonların duvarları, sayıları 20.000’i aşan şahane İznik çinileri ile süslüdür. Bunların yukarısı ve bütün kubbe içleri ise boya işidir. Boya süslemelere hakim olan renk mavi değildi. Camiye isim olan mavi renk sonraki tamirlerde boyanmıştı. 1990 yılında tamamlanan son tamirde iç dekorun koyu rengi orijinal açık renklerine döndürülmüştür. Her camide olduğu gibi, yerler halılarla kaplıdır. Ana giriş karşısında yer alan mihrap yanında, şahane oyma işçiliği olan mermer minber yer alır. Diğer tarafta ise Sultanların locası balkon şeklinde görülür. 260 pencerenin aydınlattığı iç mekânı örten kubbe 23,5 m. çapında ve 43 metre yüksekliğindedir. Yakın yıllarda tamir edilerek yeniden inşa edilen camii çarşısı, eserin doğusunda yer alır. Sultan Ahmet’in tek kubbeli türbesi ve medrese binası kuzeyde, Ayasofya tarafındadır. Yaz aylarında buradaki parkta geceleri ses ve ışık gösterileri yapılır. Sultan Ahmet Camii, civardaki birçok eski abidevi yapı ve müzelerle birlikte şehir turlarının merkezinde yer alır. Minareler klasik Türk üslubunun bir diğer örneğidir. Spiral merdivenlerle şerefelere ulaşılır. Günde 5 defa, namaz vakti buralardan okunarak duyurulur. Günümüzde ezan hoparlörlerle okunmaktadır. Kubbeler ve minarelerin üstleri kurşunla kaplıdır, bunların uçlarındaki alemler ise altın kaplamalı bakırdan yapılmışlardır. Bu üst örtülerin tamiri icabında eskiden olduğu gibi ustalıkla yapılmaktadır. İslam dini her Müslüman’ın günde beş kez namaz kılmasını şart koşar. Minarelerden okunan Ezanı işiten inananlar, abdestlerini almış olarak namazlarını kılarlar. Cuma günleri öğlen namazı ve bazı diğer önemli dini günlerin namazları camilerde toplulukla beraber kılınır. Bunların dışındaki namazlar, vakitlerinde herhangi bir yerde kılınabilir. Camilerde toplu namazları hocalar, Kuran’dan bölümler okuyarak kıldırırlar. İbadet sırasında erkeklerle kadınların yerleri ayrıdır. Camilerde orta mekânda yalnız erkekler, arkalarında veya balkonlarda kadınlar ibadet ederler. Klasik Türk Camilerinin özelliği, en kalabalık günlerde bile namaz kılan topluluğun çoğunluğunun mihrabı rahatça görmesine elverişli olmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezelimmi.com/2009/11/15/sultan-ahmet-camii/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Acıbadem Köy</title>
		<link>http://www.gezelimmi.com/2009/11/05/acibadem-koy/</link>
		<comments>http://www.gezelimmi.com/2009/11/05/acibadem-koy/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 10:59:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezelimmi.com/?p=130</guid>
		<description><![CDATA[Doğa ile içice verimli bir çalışma ortamı &#8230; Her beklentiye cevap verecek niteliklere sahip&#8230; Çalışmalarınızı keyfe dönüştürmek için ideal bir mekan olarak tasarlanmış&#8230; Acıbadem Eğitim ve Sosyal Tesisleri, Cumhuriyetköy’de, kent merkezine yakın, 6 dönümlük bir alan üzerinde kurulu. Acıbademköy, 4000m2 kapalı alanı, konforlu konaklama tesisi, sağlık merkezi, açık havuzu, saunası, bilardo salonu, zayıflama üniteleri, toplantı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğa ile içice verimli bir çalışma ortamı &#8230;<br />
Her beklentiye cevap verecek niteliklere sahip&#8230;<br />
Çalışmalarınızı  keyfe dönüştürmek için ideal bir mekan olarak tasarlanmış&#8230;</p>
<p>Acıbadem Eğitim ve Sosyal Tesisleri, Cumhuriyetköy’de, kent merkezine yakın, 6 dönümlük bir alan üzerinde kurulu. Acıbademköy, 4000m2 kapalı alanı, konforlu konaklama tesisi, sağlık merkezi, açık havuzu, saunası, bilardo salonu, zayıflama üniteleri, toplantı ve eğitim salonları, ayrıca Defne Restaurant, Defne Bar, Vitamin Bar ve Cafe Ladin gibi mekanlarıyla her beklentiye cevap verecek niteliklere sahip.<br />
<img src="http://www.bigglook.com/biggistanbul/images/Okok.gif" alt="" width="10" height="10" /> Ayrıcalıklı Zamanlar İçin&#8230;<br />
<img src="http://www.bigglook.com/biggistanbul/images/gezi/acibademkoy25.jpg" border="1" alt="" width="250" height="175" align="right" /><br />
Yoğun iş yaşamı olan profesyonellere en rahat çalışma ortamlarını sunma amacı ile yola çıkan Acıbadem Eğitim ve Sosyal Tesisleri, Cumhuriyetköy&#8217;de kent merkezine yakın doğal bir ortamda hizmet veriyor.</p>
<p>Bir şirket toplantısı veya eğitim semineri için uygun ortama ihtiyacınız varsa&#8230; Acıbademköy hizmetinizde&#8230;</p>
<p>İş toplantılarınızı ve motivasyon amaçlı organizasyonlarınızı rahatlıkla organize edebileceğiniz farklı, yepyeni bir mekan Acıbademköy&#8230;.</p>
<p>Acıbadem Eğitim ve Sosyal Tesisleri, sizlere kişiselleştirebileceğiniz mekanları ile şehirden uzakta, doğa içinde, çalışma ve konaklama ortamları yaratıyor.<span id="more-130"></span></p>
<p><img src="http://www.bigglook.com/biggistanbul/images/gezi/acibademkoy24.jpg" border="1" alt="" width="250" height="175" align="left" />Her firmanın kişisel ortamını kurabileceği, değişik ölçülerde seminer salonları, her biri farklı dekore edilmiş odalarıyla, bağımsız mekanlar sunuyor.</p>
<p>İşinize ara verebileceğiniz anlarda, stres odağı haline gelen şehir merkezinden uzakta farklı imkanlar da yaratıyor.</p>
<p>Şehrin karmaşasından uzakta, sağlık merkezi ve oyun salonlarıyla da hizmet veren Acıbadem Eğitim ve Sosyal Tesisleri&#8217;nin, her köşesinde huzur ve rahatlık hissediliyor.<br />
Çalışmalarınızı keyfe dönüştürmek için ideal bir mekan  olarak tasarlanmış.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezelimmi.com/2009/11/05/acibadem-koy/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marmara Adası</title>
		<link>http://www.gezelimmi.com/2009/11/05/marmara-adasi/</link>
		<comments>http://www.gezelimmi.com/2009/11/05/marmara-adasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 10:55:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezelimmi.com/?p=126</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul&#8217;un gürültüsü ile içli dışlı olmuşsanız eğer, Marmara Adası&#8217;nın dinginliği ilk anlarda beyninizi uyuşturur&#8230; Güneş batarken, ufuk hattında önceleri bir karaltı belirir. Bir süre sonra Asmalı Adası&#8217;nın çakarı göz kırpmaya başlar. Asmalı, Marmara Adası&#8217;nın adeta İstanbul yönündeki ileri karakoludur. Adanın arkasında ağ seren küçük motorlara, kayıklara rastlarsınız. Bazıları ağda, bazıları oltanın ucunda nasibini arayan Marmaralı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span><img class="alignnone" src="http://img107.imageshack.us/img107/4415/asmali15pu1.jpg" alt="" width="529" height="396" /><br />
</span></div>
<p><span> İstanbul&#8217;un gürültüsü ile içli dışlı olmuşsanız eğer, Marmara Adası&#8217;nın   dinginliği ilk anlarda beyninizi uyuşturur&#8230;</span></p>
<p><img src="http://www.bigglook.com/Biggistanbul/images/gezi/marmara.jpg" alt="" width="150" height="173" align="left" />Güneş   batarken, ufuk hattında önceleri bir karaltı belirir. Bir süre sonra   Asmalı Adası&#8217;nın çakarı göz kırpmaya başlar. Asmalı, Marmara Adası&#8217;nın   adeta İstanbul yönündeki ileri karakoludur. Adanın arkasında ağ   seren küçük motorlara, kayıklara rastlarsınız. Bazıları ağda, bazıları   oltanın ucunda nasibini arayan Marmaralı balıkçılardır bunlar. Güneş   batarken ya da doğarken çıkarlar denize&#8230; O sessizlik içinde fısıltıları   bile duyarsınız.</p>
<p>Giderek kirlenen Marmara Denizi&#8217;nde, denize   girilebilecek &#8220;sağlıklı&#8221; iki-üç yerden birisidir Marmara Adası.   İstanbul&#8217;a deniz yolu ile kuş uçuşu 72 deniz milllik uzaklığıyla,   bir sürat teknesiyle 2.5 saatlik mesafededir&#8230;</p>
<p><img src="http://www.bigglook.com/Biggistanbul/images/gezi/marmara2.jpg" alt="" width="160" height="84" align="right" />Sahile   yakın yerlerde zeytinlikler, bağlar, yükseklerdeki kızılçamlar ve   güneydeki makiler, Marmara Adası&#8217;nı yakınındaki diğer adalardan   hemen ayırır. Hemen yakınındaki Avşa&#8217;da turizm sezonu sazlı, cazlı   gümbür gümbür yaşanırken, Marmara&#8217;da sakinlik ve mütevazılık göze   çarpar. Belki de bu nedenle ada doğal yapısını bugüne dek korumayı   başarabilmiş.</p>
<p><span><span id="more-126"></span>Dört köyü var </span></p>
<p>Marmara Adası&#8217;nda merkeze bağlı dört köy bulunuyor.   Çınarlı, turizm sezonunu en canlı geçiren köylerden biri. Bir zamanlar   pekmezi ve şarabıyla ünlü Çınarlı&#8217;da artık bu iki üründen söz edilmiyor.   Şimdiki geçim kaynağı balıkçılık. Köyde otel ve motellerin yanı   sıra çok sayıda pansiyon bulabilirsiniz.</p>
<p>Marmara&#8217;nın merkeze 5 km. uzaklığında yer alan   Gündoğdu Köyü&#8217;nde pansiyonculuk 1985 yılında başlamış. Köyde pansiyonların   yanı sıra restoranlar, benzin istasyonu ve postane bulunuyor. Geçmişte   şaraphaneleri ve zeytinlikleriyle ünlü Gündoğdu&#8217;da artık ne şarapçılık   kalmış, ne de mahzen&#8230; Ama yeşil doğa örtüsü diriliğini ve güzelliğini   hâla koruyor.</p>
<p>Adanın güneydoğu sahilinde yer alan iki köyden   biri olan Topağaç&#8217;ın bugünkü halkı Bulgaristan, Selanik ve Arnavutluk   göçmenleri. Köy geniş bir ovaya kurulmuş ve verimli topraklara sahip.   Topağaç, adanın sebze ambarı olarak anılıyor.</p>
<p><span>Taze balık ve ev yemeği&#8230;</span></p>
<p><img src="http://www.bigglook.com/Biggistanbul/images/gezi/marmara3.jpg" alt="" width="120" height="100" align="left" /> Mangal yapmak, kendi yemeğini kendi pişirmek   isteyenler için de olanaklar mevcut. Yalnız ateş yakmak konusunda   kontrollü davranmak ön koşul, çünkü her yan ahşap ve ağaç dolu.</p>
<p>Asmalı Köyü, merkeze 15 km. uzaklıkta. Yeşillikler   içindeki görkemli evleri ve sakin yaşamıyla dikkat çeken Asmalı&#8217;nın   sakinleri Sürmeneliler ve Bulgaristan göçmenleri. Köydeki bazı evler   pansiyon olarak kiraya veriliyor. Ancak sayıları çok kısıtlı. Her   zaman taze balık bulabileceğiniz restoranı, size adanın ev yemeklerini   de tattırıyor.</p>
<p>Adanın kuzeyindeki Saraylar Köyü&#8217;nün, zengin   mermer yataklarından çıkartılıp işlenen mermerlerin nakledilmesi   için oldukça büyük bir limanı var. Mermer ocaklarının yer aldığı   köyün güney yamaçları, uzaktan bakıldığında köstebek yuvasını andırıyor.   Bu mermerlerin büyük bölümü ülke dışına ihraç ediliyor.</p>
<p>Bugüne kadar gitmediyseniz kaybınız büyük. Marmara   Adası gerçekten keşfedilmeye değer !</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezelimmi.com/2009/11/05/marmara-adasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ASSOS</title>
		<link>http://www.gezelimmi.com/2009/11/05/assos/</link>
		<comments>http://www.gezelimmi.com/2009/11/05/assos/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 10:52:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezelimmi.com/?p=124</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Küçük bir kaçış, büyük bir tatil&#8230;&#8221; &#8220;M.Ö. 347 ve 344 yılları arasında Aristo&#8217;nun burada bir felsefe okulu kurduğunu ve Assos kentimizden bir kız ile evlendiğini biliyor muydunuz?&#8221; Gürültüden, trafikten, is kokan havayı solumaktan bıktınız . Güneşin sessizce doğuşunu, gece berrak gökyüzünde yükselen ayı, tertemiz denizde dans eden yakamozları seyretmek, tarihin koruduğu doğada kafanızı dinlemek istiyorsunuz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><img class="alignnone" src="http://i46.photobucket.com/albums/f118/yemek/asosliman.jpg" alt="" width="528" height="400" /></p>
<p><span><span style="font-size: medium;">&#8220;Küçük bir kaçış, büyük bir tatil&#8230;&#8221;</span></span></div>
<p><img src="http://www.bigglook.com/Biggistanbul/images/gezi/asos1.jpg" border="1" alt="" hspace="10" vspace="0" width="200" height="125" align="right" />&#8220;M.Ö. 347 ve 344 yılları arasında Aristo&#8217;nun burada bir felsefe okulu kurduğunu ve Assos kentimizden bir kız ile evlendiğini biliyor muydunuz?&#8221;<br />
Gürültüden, trafikten, is kokan havayı solumaktan bıktınız .<br />
Güneşin sessizce doğuşunu, gece berrak gökyüzünde yükselen ayı, tertemiz denizde dans eden yakamozları seyretmek, tarihin koruduğu doğada kafanızı dinlemek istiyorsunuz. İstanbul&#8217;dan fazla uzaklaşıp vakit kaybetmeyin, bir hafta sonu atlayın Assos&#8217;a gidin!</p>
<p><span id="more-124"></span>Eski evlerin restore edildiği Behramkale Köyü&#8217;nü geçip, M.Ö. 1000 yılından beri farklı kültürlerin yerleştiği Assos Harabelerine uğrayın.</p>
<p><img src="http://www.bigglook.com/Biggistanbul/images/gezi/truvatti.jpg" border="1" alt="" hspace="10" width="100" height="98" align="left" />Çanakkale&#8217;ye gitmişken, Homeros&#8217;un İlyada&#8217;sındaki tarihin en kanlı, ilginç ve  romantik<br />
savaşının yaşandığı Truva&#8217;yı<br />
da ziyaret edin.</p>
<p>Çanakkale Savaşı&#8217;nda ölenlerin anısına dikilen çok sayıdaki anıt ve şehitlikleri görün, bu topraklarda nasıl kanlı bir tarihin yazıldığını görmek de sizi de ürpetecek. Yeni Zelanda Şehitliği, Mehmetçik Parkı, Gelibolu Şehitliği ve Mehmet Çavuş Anıtı, Çanakkale Şehitliklerinden sadece birkaçı. İzmir yolu üzerindeki Arkeoloji Müzesi&#8217;ne de vaktiniz varsa mutlaka uğrayın.<br />
<img src="http://www.bigglook.com/Biggistanbul/images/gezi/asos2.jpg" border="1" alt="" hspace="10" vspace="5" width="100" height="114" align="right" /></p>
<p>Bu küçük kaçamaktan sonra, evinize, işinize geri döndüğünüzde, yığma taştan yapılmış otelleri ve tertemiz havasıyla, tarihle çevrelenmiş bu şirin beldede geçirdiğiniz hiçbir dakikaya acımayacaksınız.</p>
<p><a href="http://www.bigglook.com/biggtravel/sehirler/assos/index.asp"><br />
</a><br />
<a href="http://www.bigglook.com/biggtravel/sehirler/assos/index.asp"></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezelimmi.com/2009/11/05/assos/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adalar</title>
		<link>http://www.gezelimmi.com/2009/11/05/adalar/</link>
		<comments>http://www.gezelimmi.com/2009/11/05/adalar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 10:49:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezelimmi.com/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul&#8217;un güneyinde bir gerdanlık gibi Marmara Denizi&#8217;ni süsleyen adalar, İstanbul&#8217;un en önemli dinlence alanlarını ve sayfiyelerini barındırmaktadır Püfür püfür bir vapur yolculuğu sonrası ulaşılan adalar, ferah ve sakin atmosferiyle daha ilk adımda misafirini rahatlatır. Yüzyıllar önce meydana gelen çöküntüler sonucu Kocaeli Yarımadası&#8217;ndan kopan toprak parçalarından oluşan adalarla karşı kıyıları arasında deniz fazla derin değildir. Yüzeye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://i213.photobucket.com/albums/cc228/mistica34/2-9.jpg" alt="" width="470" height="313" /></p>
<p><span>İstanbul&#8217;un güneyinde bir gerdanlık gibi Marmara  Denizi&#8217;ni süsleyen adalar, İstanbul&#8217;un en önemli dinlence alanlarını ve sayfiyelerini  barındırmaktadır </span></p>
<p><span>Püfür püfür bir vapur yolculuğu sonrası ulaşılan  adalar, ferah ve sakin atmosferiyle daha ilk adımda misafirini rahatlatır.</span></p>
<p>Yüzyıllar önce meydana gelen çöküntüler sonucu Kocaeli Yarımadası&#8217;ndan kopan toprak  parçalarından oluşan adalarla karşı kıyıları arasında deniz fazla derin değildir.  Yüzeye çok kayın olan kayalar &#8220;Vortonos Fenerleri&#8221; olarak adlandırılan Maltepe  ve Bostancı banklarındaki çakarlarla denizcileri uyarır. Bu bölge aynı zamanda  olta ve ağ balıkçılar için ideal birer av sahasıdır.</p>
<p>Bostancı-Kartal kıyı şeridinin karşısında yer   alan Adalar, doğal yapısındaki zenginlik yüzünden İstanbullular   tarafından yakın geçmişte önemli bir sayfiye yeri olarak değerlendirildi.   Plajları, yeşil dokusu, yürüyüş yolları, çam ormanlarıyla örtülü   vadileri, tepeleri ve kıyılarıyla Adalar eskiden beri bilinen, kullanılan   en önemli dinlence alanlarıdır<span id="more-122"></span></p>
<p>Ada köşklerinin iyi düzenlenmiş   bahçeleri, yeşil alanlarını kaplayan akasya, erguvan, zakkum, lale,   yasemin, hanımeli, karanfil gibi çiçekler bütün bir yıl sırayla   çevreyi renklendirir.Yerleşim bölgeleri genellikle adaların güney   ve doğu kıyılarında yer alır.Adalar, geçmişiyle de İstanbul tarihinde önemli   bir yer tutar. Bizanslılar döneminde doğu keşişlerinin manastırlarını   kurmalarından bu yana birçok tarihsel olaya da sahne olmuştur.</p>
<p>Prens Adaları veya Kızıl Adalar olarak da isimlendirilen   Adalar üç grupta sınıflandırılabilir. Kınalıada, Burgazada, Heybeliada,   Büyükada ve Sedef adası, üzerinde yerleşim olan, turizme açık adalardır.Kaşık Adası ve Pide Adası özel mülktür. Adaya   çıkmak bu nedenle mümkün değildir.Yassıada, Sivriada ve Balıkçı Adası&#8217;nda yerleşim   yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezelimmi.com/2009/11/05/adalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

